egitimsen

egitimsen

Genel Başkanımızdan Eğitim ve Bilim Emekçilerine Mektup

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Genel Müdürlüğünün 21.02.2022 gün ve 44038915 sayılı yazısıyla 2022-2023 eğitim-öğretim yılına yönelik olarak Bilim ve Sanat Merkezlerine alınacak öğrencileri tespit amacıyla başlayan  öğrenci tanılama ve seçme sürecinde resim ve müzik alanındaki ön değerlendirme uygulamasının  sınıf öğretmenleri tarafından okullarda saat 08.00-17.00 arasında yapılmasına karar verilmiştir. Bu doğrultuda söz konusu ön değerlendirme uygulaması Bilim ve Sanat Merkezlerine seçilecek öğrencilerin belirlenmesine yönelik sınavın parçası olduğundan bu uygulamaya katılan sınıf öğretmenlerine sınav görevi kapsamında ek ders ücreti ödenmesi gerekmektedir.

Benzer bir konuda bir üyemiz adına açtığımız davada Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7.İdari Dava Dairesi 28.04.2021 gün ve E: 2020/1081, K: 2021/733 sayılı kararıyla iptal ve yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar vermiştir. Bu nedenle üyelerimiz anılan kararı emsal göstererek okul müdürlüklerinden ek ders ücreti isteyebilirler.

 

Dilekçe Örneği

……………………………………… Okulu Müdürlüğüne ………………..tarihinde …………. saatleri arasında Bilsem öğrenci tanılama ve seçme sürecinde …………. görevini yerine getirdim. Bu görev Bilsem'e seçilecek öğrencilerin belirlenmesine yönelik sınavın bir parçası olduğundan tarafıma sınav görevi kapsamında ek ders ödemesi yapılması gerekmektedir. Bu ödemenin yapılması konusunda gereğinin yapılamasını arz ederim

Adı Soyadı

 

Ek: mahkeme kararı..

Mahkeme Kararı

Okullarda Karma Eğitimi Hedef Alan Cinsiyet Ayrımcı Uygulamalar, Laik Eğitime Meydan Okumak Anlamına Gelmektedir!

 03.03.2022 tarih 31767 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Devlet Yükseköğretim Kurumlarında Öğretim Elemanı Norm Kadrolarının Belirlenmesine ve Kullanılmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”de bazı değişiklikler yapılmıştır. 

Sendikamız tarafından, “Devlet Yükseköğretim Kurumlarında Öğretim Elemanı Norm Kadrolarının Belirlenmesine ve Kullanılmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” in 1. ve 2. maddelerinin yürütmelerinin durdurulması, daha sonra iptallerine karar verilmesi istemli dava açılmıştır.

Dava konusu yaptığımız değişiklikler, öncelikle Anayasanın 130. maddesine ve anayasadaki hukuk devleti ilkesine aykırılıklar taşımaktadır. Diğer yandan dava konusu maddeler 2547 sayılı yasadaki akademik birim ve kurulların görevlerini bertaraf edici olması nedeniyle buna ilişkin yasal düzenlemelere aykırı ve bu yönüyle yükseköğretimin amacını gerçekleştirmeye de elverişsizdir.

Antalya Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından AHENK (Antalya’da Hedeflenen Eğitime Nitelik Kazandırma Projesi) adında bir proje başlatılmıştır. Bu projenin amacı “Çağın becerileri ve insani değerleriyle donanmış, yaratıcı ve girişimci çalışmalar ile fark yaratarak bilime sevdalı, kültüre meraklı, duyarlı, nitelikli, sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirmektir.” ve proje kapsamı da “Antalya il genelindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokul, ortaokul, lise ve dengi tüm okul/kurumları kapsar.” şeklinde ifade edilmiştir. Bu proje kapsamında, okullarda öğretmenlere imza karşılığında Nurettin Topçu’nun içinde ayrımcı, aşağılayıcı ifadeler bulunan “Türkiye’nin Maarif Davası” adlı kitabı ücretsiz olarak dağıtılmaktadır.

Cumhuriyet eğitiminin dini dışladığını iddia eden, dine dayalı eğitimi savunan, tarikatların tanınmasını isteyen, yeni harflerin kabul edilmesine karşı çıkan ve Osmanlıca’nın kullanımından yana olan, üniversite özerkliğine karşı çıkan, Aleviliğe ve Alevilere yönelik ayrımcı ve aşağılayıcı ifadeler kullanan, kız ve erkeklerin ayrı okullarda okutulmasını savunan ve karma eğitime karşı çıkan, eğitim sistemini daha da geriye götürme heveslilerinin savunduğu medrese ve tarikat eğitimine övgüler düzen Nurettin Topçu’nun “Türkiye’nin Maarif Davası” adlı çalışmasının, proje kapsamı içinde yer alması kabul edilebilir bir durum değildir.

Öğretmenlere dağıtımı yapılarak, öğrencilere bu içeriklerin ‘aşılanması’ isteniyorsa burada nasıl bir bilim sevgisi kazandırılacağı ve kültürleri ötekileştiren bir yazarın eseriyle nasıl sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirileceği kocaman bir soru işaretidir. Milli eğitim alanında yürütülen projelerde iktidarın dünya görüşüne yakın isimlerin, içinde ayrımcılık nefret ve aşağılama dolu ifadeler yer alan kitapları üzerinden çalışmalar sürdürülmesi ve dayatmada bulunulması kabul edilemez.

Proje kapsamında konu başlıklarının belirlenmesinden, tartışma materyallerinin seçimine kadar Valilik ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün hangi kriterlerle hareket ettiği, bu kitabın dağıtımıyla eğitimin hangi sorunlarına çözüm üretilmek istendiği belli değildir. Bilimsel çalışmalar yapmak yerine, ayrımcı ve aşağılayıcı fikirlerin eğitimcilere dayatılmasını onaylamak mümkün değildir.

Eğitim sistemi, iktidarın siyasal-ideolojik düşünceleri doğrultusunda değil, laik ve bilimsel eğitim anlayışına göre düzenlemelidir. İktidar, projeler yoluyla eğitim öğretim süreçlerinin bütün aşamalarında kendi siyasal gündemini dayatmaya son vermelidir. İktidar ve her açıdan iktidar çizgisinde siyasallaşmış eğitim yöneticileri laik, bilimsel eğitim anlayışına meydan okumaktan vazgeçmeli, eğitimin çözüm bekleyen sorunlarıyla ilgilenmelidir.

“ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU TASARISI GERİ ÇEKİLSİN”
 
Değerli basın ve kamuoyuna
Öğretmenlik Meslek Kanunu Tasarısı, eğitim emekçilerinin ve alanda örgütlü sendikaların tamamına yakınının eleştirilerine ve karşı çıkmasına rağmen 1 Şubat Salı günü TBMM Genel Kurulu gündemine getirilecektir.
 
Öğretmenlik Meslek Kanunu Tasarısı’nın TBMM Genel Kurulu’na getirilmesine yönelik olarak, Tasarısının geri çekilmesi için TBMM Başkanlığına, AKP ve MHP Grup Başkanlıklarına faks gönderiyoruz.
 
Öğretmenlik Meslek Kanunu tasarısında öğretmenlerin nitelikleri ve seçimi başta olmak üzere oluşturulan komisyonlar, önerilen eğitim sertifika programları pek çok belirsizlik taşımakta ve bunların belirlenmesi Milli Eğitim Bakanlığı’na bırakılmaktadır. Bu durum anayasaya aykırı olarak yasama yetkisinin yürütmeye devredilmesi anlamına gelmektedir.
 
Eğitim sisteminin en önemli unsurlarından birisi olan öğretmenlik mesleği gibi önemli bir konunun birkaç kanun maddesi üzerinden büyük ölçüde statü farklılaşması ve maaş artışına indirgenmesi doğru bir uygulama değildir. Ülkemizde bulunan bütün meslek kanunları, kamu özel ayrımı yapmaksızın ilgili mesleğe ilişkin düzenlemeler içerirken, Öğretmenlik Meslek Kanunun sadece kamuda çalışan öğretmenlere yönelik sınırlı düzenlemeler içermesi büyük bir eksikliktir.
Bir 9 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava görseli olabilir
 
Öğretmenler arasında halen var olan sözleşmeli, kadrolu, ücretli öğretmen ayrımlarına yenilerini ekleyerek eğitim sisteminin rekabetçi ve eleyici yapısına öğretmenler de dahil edilmek istenmektedir. Yıllardır eğitim sisteminin ve öğrencilerimizin mecbur bırakıldığı sınav merkezli eğitim uygulamasına öğretmenlerin de dahil edilmesi, aynı işi yapan öğretmenlerin farklı statü ve maaş uygulaması üzerinden bölünmesi ve ayrıştırılması mesleki bir statüye denk düşmemektedir.
 
Tasarıda aday öğretmenlere yönelik adaylık sınavının kaldırılması ve sınavın işlevinin Adaylık Değerlendirme Komisyonu’na devredilmesi, atamalarda yoğun olarak gündeme gelen çok sayıda mağduriyetin bir benzerinin bu konuda da ortaya çıkmasına neden olacaktır.
 
Bir meslek kanunu hazırlanacaksa, ILO-UNESCO ortak belgesi olan “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı” temel alınmalı, sadece öğretmenlerin değil tüm eğitim emekçilerinin hakları ve taleplerini güvence altına alan bir düzenleme yapılmak üzere eğitim alanında ki tüm çevrelerin görüş ve önerilerinin alınacağı yeni bir süreç başlatılmalıdır.
 
Eğitim çalışanlarının bilgisi ve önerileri dışında hazırlanan, onların haklarını ve taleplerini içermeyen Öğretmenlik Meslek Kanunu Tasarısının geri çekilmesini talep ediyor ve bu talepler doğrultusunda karar almanızı bekliyoruz.
 
Hüseyin KAYA
Eğitim Sen Adana Şube Başkanı

Eğitim Emekçilerine, Üyelerimize Ve Okullarımıza

Uygulanan Baskılara Karşı Mücadelemizden Vazgeçmeyeceğiz!

Değerli Basın ve Kamuoyuna

Okullarımızın ve eğitim emekçilerimizin üzerindeki baskılar artarak devam ediyor. Yüreğir Karşıyaka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde geçmişte Eğitim Sen Üyesi Eğitim Emekçilerine yapılan mobbing ve soruşturma baskıları bu sefer tüm eğitim emekçilerine saldırıya varacak şekilde devam etmektedir.

Milli Eğitim politikaları karar aşamasından yönetsel sürece kadar iş kolumuzda yetkili sendika olan Eğitim Bir Sen’nin siyasi iktidarın arka bahçesi gibi hareket ettiği bilinmektedir. Okul idarecilerinin atanmasından, ödül ve benzeri birçok uygulamayı belirleyici bir tutum içerisinde olduğu yaşanan pratik içerisinde olduğu bilinmektedir.  

Karşıyaka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi işyeri bazında en çok üyeye sahip olduğumuz okullardan biridir. Eğitim Sen’li arkadaşlarımızın demokratik, laik, bilimsel eğitimi savunan bir görev anlayışıyla hareket etmektedirler. Bu durum yöneticiler ve diğer kesimlere rahatsızlık yarattığını düşünüyoruz.

Karşıyaka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 2019 yılı Ekim ayında göreve başlayan okul müdürü ile öğretmen ve yardımcıları arasında oluşan iş yeri sorunları karşılıklı iletişim çerçevesinde çözülmeye çalışılmıştır. Sendikamız üyeleri,  okuldaki sendikasız ve diğer sendikalara üye olan eğitim emekçileri Okul Müdürü ile aralarındaki problemler büyümüştür.

Eğitim Emekçileri çalışma koşullarında karşılaştığı sorunlar ile ilgili okul müdürü ile yaptığı görüşmelerde olumsuzluklar ile karşılaşmış. Keyfi uygulamalar, önerileri dikkate almama, yasalara dahi muhalefet yapabilecek derecede baskılar ile karşılaşılmıştır. Uzun süre çözümü için iş yerinde mücadele edilse de konu memurun dilekçe hakkını kullanması çerçevesinde Yüreğir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirilmiştir. Dilekçe hakkının kullanımı Yüreğir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından engellenmeye çalışılmış, resmi yollarla dilekçe İlçe Milli Eğitime ulaştırılmıştır.

Okul müdürü de soruşturma başlama sürecinden önce karşı şikayette bulunmuştur. Oysa okul müdürü daha önce hiçbir çalışana resmi bir uyarıda bulunmamıştır. Soruşturmanın selameti açısından görev yeri değiştirilmesi gereken okul müdürü yetki ve çevresini kullanarak görevine devam ettirilmiştir.

Değerli Basın ve Kamuoyuna

Sendikamızın İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüşmesi ve uyarılarına rağmen soruşturma sürüncemede kalmış, görevine devam ettirilen müdürün lehine tutumlar sergilenmeye devam edilmiştir. 21 Ocak 2022 tarihinde Müdür Yardımcıları Nuri SORAL ve yine aynı okulda müdür yardımcısı olarak görev yapan Şube Sekreterimiz Süleyman KAVUNCUOĞLU’nun soruşturma nedeni ile yerlerinin değiştirileceği bilgilendirilmiştir. Daha sonra İş Yeri Temsilcimiz Hüseyin ASLAN için Yüreğir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü emrine alınarak cezalandırılma yoluna gidilmiş, kararnamesi gönderilmiştir. Herhangi bir aşamada savunma alınmadan verilen bu yer değişikliği cezaları tamamen hukuksuzdur. Konuyla ilgili İl Milli Eğitim Müdürlüyle görüştüğümüzde şikayete konu olan okul müdürünün müdürlük yetkisinin alınarak başka bir ilçeye öğretmen olarak atamasının yapılacağı söylenmiştir. Bu güne kadar bu açıklamayla ilgili somut bir gelişme olmamıştır. Bu konunda da Eğitim Sen olarak takipçisi olacağız. Şikâyet edilen değil şikayet edenlere ceza yağdırılmıştır. İdare tarafından mağdur edilenler soruşturma sonucunda bir kez daha mağdur edilmiştir. Sorunların merkezinde olan, eğitim emekçilerine baskı kurarak anti demokratik karar ve uygulamaları ile iş yeri barışı ve iş yeri huzurunu bozduğu için soruşturma başlatılan okul müdürü hakkında soruşturma cezasının uygulanması gerekirdi.  Böyle bir durum idari üst yönetimin astlara karşı üstleri tutan tavrının da anti demokratik olduğunu düşünüyoruz.

Yer değişikliğinin nedeni ilgi ilgili yapılan görüşmelerde, kamu idaresinin ve iş yeri huzurunun düşünülmesi nedeni ile yer değişikliği kararları verildiği söylenmiştir. Böyle bir açıklama memurun/astların görevlerini gerçekleştirmesi sürecinde karşılaştığı sorunların çözülmemesi durumunda bir üst amirlerine itiraz ve görüş belirtme haklarının kullanılmasına yapılan büyük bir baskıdır. İş yeri barışı ve huzurunu bozan kişi yerine eğitim emekçilerine verilen bu cezaları kabul etmiyoruz. Henüz gerçekleşmemiş ve sürecini tamamlamamış olan ceza uygulamasından derhal vaz geçilmesini talep ediyoruz. İdari ve hukuki olarak her türlü mücadelemiz devam edecektir.

Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Adına

Hüseyin KAYA

Eğitim Sen’in 27. Mücadele Yılı Kutlu Olsun!
 

Eğitim Sen’in 27. Kuruluş Yıldönümü Adana’da, Kutlandı. Görev Yapmış Şube Başkanlarına Plaket Verildi